Ocak 03, 2010

senin için


bazı erkeklerin bi huyu vardır.
o huyu anlamam ben.
ben de olmadı şişmdiye kadar.
şimdiden sonra da olmaz diye ümit ediyorum.
şimdi bahsettiğim olay şöyle.
sevgiliyle bir tartışma/atışma/kavga sonrası geçen konuşmada,
sevgiliye onun için yapılan bazı şeyler anlatılır.
mesela kavgadan sonra morali bozulmuştur kahramanımızın ve kıza msj atar:

"senin için uyumadım ben."

bu nasıl bir ödül/cezadır. senin uyumaman, ona ne fayda sağladı.
yani sen uyumayınca, boyu mu uzadı onun?
sen uyumadın diye, makyajı mı akmadı?
ya da ne biliyim, sen uyumadın diye, o mışıl mışıl mı uyudu.

bu olayı anlamam ben birader.
yaptığın/yapmadığın her boku, senin için senin için dersen, olmaz.

tamam kavgadan sonra moralin bozulur, uyuyamayabilirsin.
ama bari bunun arkasına saklanıpta şirinlik yapma.

daha ağırı da var.

"senin için yemek yemedim"

töbe yareppim töbe.
kız sana "şişkosun, kilo ver, az ye biraz" dediyse,
bu cümleyi söylerken yerden göğe haklısın evet.
ama böle bişe istemediyse senden, onun için yemek yememe sebebi nolabilir.
gene aynı şekilde;
sen yemek yemeyince, o kilo vermiyo, ona bi faydası olmuyo.
zararı da olmuyo hatta.
sadece salak durumuna düşüyosun, erkekliği lekeliyosun.

sonra da "tamam aşkım değişcem, değişebilirim, değiştim" diye mizahi şeyler yaratıosun.

sie.

Yahşi Batı


eveeeeet. aylardır beklediğim cem yılmaz şaheseri "yahşi batı"yı izleme şerefine nail oldum sonunda.
AROG ve GORA'dan kat kat üstün bir film olduğuna düşünüyorum.

GORA'ya bir geri dönüş söz konusu. küfür açısından tabi. tabi öyle küfür kıyamet değil.
gene ince elenip sık dokunmuş bir film.

yani öyle esenyurttan "hade lo izleyek hamuğa goyim" diye gelen tiplerin, her espriyi anlicağı bir film değil.

bir kaç enstantene sunayım esprilerden falan.


  • adı chuck olan adamın, ismi her telaffuz edildiğinde "give me five man" moduna girmesi ve elini kaldırması.
  • film araya girmeden önce, nargile içen cem yılmaz'dan ozan güven'in nargileyi istemesi ve bu esnada sipsinin yere düşmesinin ardından, cem yılmaz'ın film arasını müjdeleyen cümlesi "ahaa sipsi düştü. şimdi işin yoksa 10 dk ara."
  • kabile'nin şefinin, bufalo taşşaklarıyla yanaklarına vurmak suretiyle, cem yılmazı kutsamasından sonra, cem yılmaz'ın kurduğu cümle "şef benle taşşak geçti."
  • güreş sahasının oradaki tabela "fourty rivers oil wrestling championship". evet, kırk pınar.
  • barış çubuğundan bir duman aldıktan sonra, geçen diyalog :
-noluyo lan
+kalk
-sen kimsin
+komutan logar
-onun ben amına koyim.
gibi gibi esprilerle donatılmış, ve emin olun dahası olan, izlemeyenin dövülmesi gereken bir film. gerçekten, gidin görün.

Ocak 02, 2010

2010

evet dün gibi hatırladığım 2009 geride kalırken,
2010 yılına, en sevilenlerin bir kısmıyla (hepsi yoktu) birlikte girdik.
çılgın seks partileri vermedik merak etmeyin.
hatta geri sayımı bile unuttuk.
bir baktık havai fişekler patlayıvermiş.
yani sanırım, yeni yıla, didemlerin koltuğunda, beyzanın laptopuyla fifa '09 oynayarak girdim.
gün içerisinden bazı anahtar bilgiler vermek istiyorum.
neler yaptık?

uno (pişti)
twister (ensest ilişkiler)
guitar hero (çalınamayan gitar sonrası, drum&bass olarak dinlenen metallica şarkıları)
rakıkokan tişörtünü versene (bkz;rock'n coke tişörtünü versene)
ilki mükemmel olup, ikincide sıçan, tarafımdan hazırlanmış kokteyller.
büşranın büşle bişey yapcak hali olmaması.
lady gaga (ugly but good)
victoria's secret (memeli kadınlar)
mango (mağaza olan değil, meyve olanından yedik. çok marjinaliz)
michael jackson belgeseli
al kol beyaz kol
katolik high school girl big boobs on webcam
britney spears'ın oğlunun "herkes annemin memelerini görüyo" diye üzülmesi.
sabahın bilmem kaçına kadar ayakta durma çabası.

Aralık 31, 2009

h.n.y.

mesajı aldınız siz.

Aralık 28, 2009

Sabhankra - Our Kingdom Shall Rise

evet albüm öncesi tadımlık EP, yeni yıl hediyesi.
çok iyi geldi çok.
ve gerçekten harika bi çalışma.
müzikte bazı değişiklikler farkettim.
daha doğrusu vokallerde.
ama ne değişirse değişsin, sabhankra'nın müziği kötü olamaz.
bu melodiler nasıl çıkar ben anlamış değilim.
her melodide aklım direk osmanlı'ya gidiyor yahu.
böyle milli duygularım kabarıyo dinlerken.
for the empire olsun, powercraft olsun, diğer ep to die for a lie olsun, bu son ep olsun;
o damakta kalan tat, hep bambaşka.
"en iyi türk metal grubu sabhankra'dır" desem, kimse gücenmez, gücenemez. öyle çünkü.
ayrıca elemanlarıyla yüzyüze tanışıklığım olmasa bile, landrium'dan ortak arkadaşlarımız vesilesiyle, facebook'ta arkadaşız.
ve bu elemanların mütevaziliği, beni gerçekten benden alıyor.
nasıl mütevazilik dersen, EP'nin linkini grubun bas gitaristi gürkan yücel verdi direk.
beni birebir tanıyor mu? -hayır.
vermek zorunda mıydı? -hayır.
ama onlar, biz albüm çıkardık, raksıtarız biz, kimse ulaşamaz artık bize gibi triplerde değiller.
onlar aslan gibi birer müzisyenler.
onlar türk metal müziğinin parlayan yıldızları.


sevgili sabhankra,

beni duyuyosan, her albümünü dört gözle beklicem ve her notayı ezberleyene kadar dinlicem.
siz yeter ki yapın.

Aralık 25, 2009

dün.


insanların zaman kavramı kullanarak sordukları sorulara,
"dün" diye cevap vermeye bayılıyorum.
akünün suyunu boşaltmak için mükemmel bi yöntem.

-abi haftaya ne zaman olcak prova?
+dün.
- !?

######

-ne zaman geliyosun bu taraflara?
+dün geliyorum.
- !?


gibi.

kro


çevremde garip msn adresleri alanlar var.
aşkına eşkıya falan olayları işte.
üstelik bi elinde tesbih, diğerinde sigara ile gezen,
gömleği içine sokuk ve kravatı sonuna kadar yukarda olan,
saçları cix ve sakalsız olan liseli gençler.
ne ayaksınız olum siz?
mal mısınız nesiniz?
hayır madem racon kesceksiniz polat alemdar abiniz gibi,
adam gibi bi imaj oturtun.
zira, inek öğrenci giyimiyle, tespih sallayıp sigara içmek,
hiç etkileyici olmuyor.
bi kere boynundaki altın/gümüş kalın zincir gözükmüyor.
ayrıca onun altına spor ayakkabı da olmamış.
parlak yılan derisi sivri burun lazım sana.
ayrıca ceketini de giy ki, daha havalı olsun.
hey allaam gençlik nelerle uğraşıyor.
kro olmak bile zor bu devirde.
onu bile bilmiyolar.
evet aslında "nasıl kro olunur" konulu bi blog yazcağımı hiç hayal etmezdim.
ama türkiye burası anacım, herşeyi yaptırıolar be.

*****************

daniel'de baba olmuş gene.
aferin babacım. beline kuvvet.

Aralık 23, 2009

bebe dili.


bizim sülalenin bebekleri bi tuhaf azizim.
normalde yeni konuşmaya başlayan bebekler,
kelimeleri kısaltır, mümkün olduğunca kolaylaştırır ve öyle söyler.
ama bizimkiler tamamen bunun tersi.
daha da uzatıyolar.
ve öyle bi uzatma ki bu,
bazen ne diceklerini anlayamıyoruz.
örnek vermek gerekirse.

-babbbaa
+he kızım.
-mana maninanina aç.


(bana mandalina aç. soy yani.)

-kızım ne yiceksin?
+makakaka istiyoğum.


(makarna istiyorum)

-men de çeçidenikenk icem.

(ben de çekirdek yicem.)

Aralık 22, 2009

facebook sucks.

facebook'da yanda öneriler bölümündeki şeyler,
beni benden alır oldu.
bir kişinin profilini simgeleyen adı ve resmi,
altında da "merhaba de." , "uzun zamandır iletişim kurmadınız."
gibi şeyler yazıyor.
az önce yanda babamın facebook profili vardı.
altında da ne yazsa beğenirsin?

"hayatında neler olup bitiyor öğren."

sayfayı yeniledim.

"ona merhaba de."

sevgili facebook,
neden babamla ilgili söylediğin şeyleri merak edeyim?
hayatında bi bok olduğu yok.
salonun diğer köşesinde oturmuş,
ayaklarını uzatmış,
elinde sigarası, çekirdek çitleyip maç seyrediyor.
ayrıca niye durduk yere babama merhaba diyim?
nasıl bir ironinin içine sürüklemeye çalışıyosun sen beni anlamadım ki ben.

Aralık 20, 2009

lütfeeeeğn

lütfen diğer blogsal atraksiyonumun da takipçisi oluuun.

http://kliselerkosesi.blogspot.com/